ABD'nin 14 Maddelik Barış Teklifi İran'ın Elinde!
Dünyayı ekonomik bir darboğaza sürükleyen ABD-İsrail ve İran arasındaki gerilimde diplomatik bir kapı aralandı. Tahran yönetimi, çarşamba günü yaptığı resmi açıklamayla, Washington'dan gelen ve savaşı bitirmeyi amaçlayan 14 maddelik barış taslağını incelemeye aldığını duyurdu. Küresel piyasaların nefesini tutarak izlediği bu gelişme, enerji arzı güvenliği için hayati önem taşıyan Hürmüz Boğazı'ndaki blokajın kaldırılması umudunu yeşertti.
Haberin Özeti
- • ABD tarafından hazırlanan 14 maddelik barış taslağı, İran hükümeti tarafından resmi olarak değerlendirmeye alınırken, Trump müzakerelerin ilerlemesi üzerine Hürmüz Boğazı’ndaki operasyonu durdurdu.
- • Taslakta İran’ın nükleer programına 12 yıllık kısıtlama getirilmesi karşılığında yaptırımların kalkması ve petrol rotasının trafiğe açılması öngörülüyor.
- • Ancak İsrail’in uranyum konusundaki tavizsiz tutumu ve İran’ın kırmızı çizgileri, barış sürecinin önündeki en büyük engeller olarak masada duruyor.
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da yaptığı değerlendirmede tarafların bir uzlaşı zemini aradığını belirterek, "Anlaşma yapmak istiyorlar ve bu oldukça mümkün" ifadesini kullandı. Müzakerelerdeki bu olumlu seyri gerekçe gösteren Trump, Hürmüz Boğazı üzerindeki askeri baskıyı artırmayı hedefleyen "Özgürlük Operasyonu"nu geçici olarak durdurduğunu açıkladı. Bu hamle, küresel ekonomiyi resesyondan kurtarabilecek bir adım olarak görülüyor.
Barış Masasındaki Şartlar Sızdı
Sızan taslak metne göre, kalıcı bir barış için İran’ın en az 12 yıl süresince uranyum zenginleştirme faaliyetlerine son vermesi ve nükleer silah geliştirmemesi isteniyor. ABD ise bu taahhütlere karşılık uygulanan ağır ekonomik yaptırımları kaldırmayı ve Tahran’ın uluslararası bankalarda dondurulmuş milyarlarca dolarlık varlığını serbest bırakmayı teklif ediyor. Planın en kritik aşaması ise imzanın ardından 30 gün içinde dünya petrol arzının beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın gemi trafiğine açılması.
Kırmızı Çizgiler ve Netanyahu Faktörü
Pakistanlı diplomatların arabuluculuğunda Jared Kushner ve Steve Witkoff’un kilit roller üstlendiği süreçte, taraflar arasındaki görüş ayrılıkları halen güncelliğini koruyor. İran, nükleer programını "ulusal hak" ve "kırmızı çizgi" olarak tanımlayarak uranyum zenginleştirmeden tamamen vazgeçmeye soğuk bakıyor. İsrail Başbakanı Netanyahu ise İran topraklarında hiçbir zenginleştirilmiş uranyumun kalmaması yönündeki baskısını sürdürüyor. Tahran yönetimi için öncelik savaşın bir an önce durması ve yaptırımların kalkmasıyken, nükleer kısıtlamaların ancak sonraki aşamalarda ele alınabileceği belirtiliyor.
Bakmadan Geçme