21 Şehirde Casperlar İsimli Suç Örgütüne Karşı Geniş Çaplı Şafak Operasyonu
Casperlar olarak adlandıran silahlı organize suç şebekesine yönelik Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı operasyonlarından biri gerçekleştirildi.
Türkiye genelinde kamu güvenliğini tehdit eden ve kendilerini Casperlar olarak adlandıran silahlı organize suç şebekesine yönelik Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı operasyonlarından biri gerçekleştirildi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde görev yapan Örgütlü Suçları Soruşturma Bürosu tarafından titizlikle yürütülen çalışmalar neticesinde, İstanbul merkezli olmak üzere toplam yirmibir farklı şehirde eş zamanlı baskınlar düzenlendi. Güvenlik güçlerinin uzun süredir teknik ve fiziki takip altında tuttuğu yapının, yeni nesil suç örgütü modellerine örnek teşkil edecek bir hiyerarşi ile hareket ettiği belirlendi. Operasyonun kapsamı sadece fiziki mekanlarla sınırlı kalmayıp dijital dünyayı da içine alarak suç şebekesinin damarlarını kesmeyi hedefliyor. Toplumda korku iklimi oluşturmaya çalışan bu yapıya karşı yürütülen hukuki süreç, yüzlerce adrese yapılan baskınlarla yeni bir boyuta taşındı.
Yeni Nesil Suç Örgütünün Karanlık Yapısı Ve Liderlik Kadrosu
Emniyet birimlerinin hazırladığı raporlara göre bu suç organizasyonunun başında Hamuş takma adıyla bilinen İsmail Atız bulunuyor. Örgütün sadece geleneksel suç yöntemlerini kullanmadığı, aynı zamanda modern iletişim araçlarını da kendi illegal emelleri doğrultusunda manipüle ettiği anlaşıldı. Sözde lider İsmail Atız yönetimindeki yapının, hiyerarşik bir düzen içerisinde hareket ederek özellikle genç yaştaki bireyleri bünyesine katmaya çalıştığı tespit edildi. Silahlı suç örgütü kurmak ve yönetmek suçlamasıyla başlatılan soruşturmada, bu şahısların sokaklardaki hakimiyetlerini artırmak için şiddet eylemlerini sistematik bir hale getirdikleri görülüyor. Başsavcılığın talimatıyla harekete geçen Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, örgütün yönetim kademesi başta olmak üzere sahadaki aktif üyelerini etkisiz hale getirmek için yüzlerce farklı noktaya eş zamanlı giriş yaptı.
Sosyal Medya Üzerinden Yürütülen Propaganda Ve Suç Faaliyetleri
Soruşturmanın en dikkat çekici detaylarından birini, suç örgütünün Instagram gibi popüler sosyal medya platformlarını birer operasyonel araç olarak kullanması oluşturuyor. Dijital mecraları adeta bir vitrin olarak kullanan şüphelilerin, buradan yaptıkları paylaşımlarla örgüt propagandası yürüttükleri ve güç gösterisi yaparak çevrelerine korku saldıkları belirlendi. Sosyal medya üzerinden verilen talimatlar ve yayılan şiddet içerikli videolar, suç ağının ne kadar geniş bir alana yayıldığını ve dijital dünyayı nasıl bir suç mahalli haline getirdiğini kanıtlıyor. Siber suçlarla mücadele uzmanlarının da dahil olduğu incelemelerde, örgüt üyelerinin bu platformlar üzerinden birbirleriyle haberleştiği ve yeni eylem planları üzerinde tartıştıkları ortaya çıkarıldı. Bu durum, emniyet birimlerinin yeni nesil silahlı suç örgütleri kavramını neden kullandığını da açıkça açıklıyor.
Dosyadaki Suç Dosyası Kabarık Ve Onlarca İnsanı Mağdur Etmiş
Operasyonun temelini oluşturan iddianamede yer alan suçlamalar, örgütün toplum üzerindeki yıkıcı etkisini gözler önüne seriyor. Şüphelilere yönelik yöneltilen suçlamalar arasında kasten adam öldürme, öldürmeye teşebbüs, nitelikli yağma ve hırsızlık gibi çok ağır maddeler bulunuyor. Sadece kişilere karşı değil, aynı zamanda kamu güvenliğine karşı da ciddi suçlar işleyen grubun; yangın çıkarma, ateşli silahlarla yaralama ve resmi belgede sahtecilik gibi birçok kanun dışı eylemin de faili olduğu iddia ediliyor. Silahlı tehdit ve şantaj yöntemleriyle iş dünyasından ve esnaftan haksız kazanç elde etmeye çalışan yapının, elde ettiği geliri suç ağını genişletmek için kullandığı değerlendiriliyor. Yürütülen operasyon kapsamında ele geçirilen çok sayıda silah ve mühimmat, örgütün her an bir çatışmaya hazır halde beklediğini ve sokakları bir suç mahali olarak gördüğünü teyit eder nitelikte.
Türkiye Genelinde Yirmibir İlde Eş Zamanlı Baskınlar Düzenlendi
İstanbul merkezli yürütülen operasyonun kapsama alanı Tekirdağ'dan Diyarbakır'a, Antalya'dan Trabzon'a kadar uzanan geniş bir coğrafyayı kapsıyor. Ankara, İzmir, Sakarya, Şanlıurfa ve Samsun gibi büyükşehirlerin yanı sıra Adıyaman, Amasya, Bitlis, Çanakkale, Düzce, Elazığ, Malatya, Mardin, Ordu, Sinop ve Tokat illerinde de belirlenen hücre evlerine girildi. Toplamda iki yüz yirmi üç farklı adrese düzenlenen baskınlarda yüz yedi şüpheli hakkında gözaltı kararı uygulanırken, yakalanan şahıslar ifadeleri alınmak üzere en yakın emniyet birimlerine sevk edildi. Daha önceki soruşturmalardan tutuklu bulunan isimlerin de yer aldığı bu dev dosya, devletin organize suçla mücadeledeki kararlılığını simgeliyor. Güvenlik güçleri, operasyonların devam edeceğini ve örgütün tüm bağlantıları çözülene kadar sahadaki çalışmaların kesintisiz süreceğini ifade ediyor.